Pazarlamaya Giriş

1900 yılların başında başlayan sanayi endüstrisi tüm hızıyla giderken 1. Ve 2. Dünya savaşlarının etkisiyle üretim yavaşlasa da araştırma geliştirme çabaları tüm hızıyla devam etti. 1950 li yıllara kadar sadece kullanım amacına uygun sade basit ürünler üretilirken 2000 li yıllara kadar işlevi geliştirilmiş ürünler üretilmeye başlanmıştır. Milenyum yılından itibaren ise artık ürünler alıcının beğenisine, ihtiyacına, bütçesine göre biçimlenmeye başlanmış. Hatta artık birçok ürünün alıcısının ihtiyacının olup olmadığı bile tartışılmaya başlanmıştır. Z kuşağı olarak geçen 2000 li yıllardan sonra doğan nesil hızlı bir tüketim çılgınlığı içerinde kalmıştır.

 Bunu bir örnekle anlatmamız gerekirse 1950 li yıllara kadar sadece ulaşım amacıyla tek tip bisiklet üretilmekteydi. 2000 li yıllara kadar ise var olan teknikler geliştirilmeye çalışılmış (örneğin vites eklenmiş), bisikleti daha fonksiyonel hale getirilmeye çalışılmıştır. 2000 li yıllardan sonra artık ürünün fonksiyonel yanından renk, boy gibi varyantları ortaya çıkmaya başlamış, alıcının isteği doğrultusunda şekillenmiş, eskiden sadece ulaşım aracı olan bisiklet artık zevk ve eğlence amaçlı kullanılmaya başlanmıştır.

İşte buradan yola çıkarak günümüz ürünlerinin çeşitliliği artınca ortaya büyük bir rekabet dalgası ortaya çıkmıştır. Artık her ürünü üreten ürünün belli bir özelliğini bastırarak pazarlama yoluna gitmiş. Piyasanın ne istediğini dinlemeyen, anlayamayan üreticiler zamanla yok olup gitmişlerdir. Pazarlamanın ne kadar önemli olduğunu anlamaya başlayan üreticiler artık sadece kendi bölgelerinde şehirlerinde hatta ülkelerinde değil global dünyanın her köşesinde pazar aramaya başlamışlardır.

2000 li yıllardan sonra değişen pazar şartları, tüketici eğilimleri, gittikçe zorlaşan rekabet koşulları şirketlerin pazarlama konusunda önlemler almaya, kendilerini geliştirmeye zorlamaktadır. Bu zorlukları aşmak için Pazar araştırmaları yapmalarını, tüketicilerin hangi dönemde nerede hangi şartlarda ne tükettiklerini iyi bilmeleri, zorlaşan rekabet şartlarını bir avantaj olarak kullanarak rakiplerinin arasından sıyrılmayı bilmelidirler.  Bunun için şirketlerde kültür oluşturmalı tüm departmanlar aynı uyum içerisinde sonuca odaklanmalıdır. Üretimden pazarlamaya giden bu süreç satış ile sonuçlanması için tüm enstrümanlar ahenkle çalınmalıdır.

Satış başarısının arkasındaki tüm departmanlar,  üzerine düşen görevi yerine getirmenin hazzıyla mutluluklarına mutluluk katacaklardır


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir